Cern Modern'i tatmak
Eski ve yeninin kontrastıyla karşı karşıya kalıyor insan. İlk ahşap meydan insanı içine çekiyor. Ayak bastığım yerleri inceledeğimde, ahşap meydanın altında tren raylarının saklandığını; ve onu fark ettiğim için saklambaç oynayan çocuk gibi bana gülümsediğini hissettim. Aynı meydanda ahşapın camla karıştığını ve camın altında saklanmış mekanın " beni görmen lazım" tavrında bakışlarını üzerimde hiss ettim. Yapının girişi modernliyile göz kamaştıran cam, ahşap, betonarmenin adeta bir senfoni içindeki notalar gibi uyumuyla beni sardı.
Yeni ve Eski yapı arasındakı geçişi geçerken sanki zaman yolculuğundaydım. Ama zaman yolculuğunda görüntü bozuntusu yaşadım sanki. Yapı eski hikayesini koruyordu ama yeniliklere ayak uydurmaya çalışarak. Kendisinin dönüştüğü gibi içindeki yaşam da bir dönüşüm içersinde; sergilenenlere ayak uydurmakta. Eski yapı sergi salonları olarak kullanılmakta ve sergiyi gezerken aniden dışarda saklambaç oynar gibi ahşap meydanın altında saklanan raylar'dan birini de burda cam örtü altında saklanmış şekilde yakaladım. Beni içindeki hikayeler denizine aldı sanki.
Ve sonrasında yeni yapıya geçtim çıplaklığıyla beni karşılayan mekanın camın altında saklanmış " beni görmen lazım" tavrındakı mekan olduğunu fark ettim. Onun hikayesi azdı ama daha çok hikaye yazacağını hiss ettim.
Yorumlar
Yorum Gönder